14/10/2026

Kolluk İfadesi ve Müdafi: CMK 148/4 ve 148/5 Ne Anlama Gelir? Yasak Usuller ve Çelişki Okunması (CMK 213)

Paylaş
Kolluk İfadesi ve Müdafi: CMK 148/4 ve 148/5 Ne Anlama Gelir? Yasak Usuller ve Çelişki Okunması (CMK 213)

TL;DR: CMK 148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması gerektiğinde ise bu işlem CMK 148/5 uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Yasak usullerle elde edilen ifade rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak kullanılamaz (CMK 148/3).

Yazar: Avukat Yusuf KILIÇKAN | Tarih: 14 Ekim 2026

Kanun Metni: CMK 148

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 148. maddesi, şüphelinin ve sanığın ifadesinin alınmasında ve sorgusunda uyulacak sınırları düzenler. Madde, ifadenin özgür iradeye dayanması gerektiğini, yasak usullerin kullanılamayacağını ve kollukta alınan ifadenin hangi koşullarda delil olarak kullanılabileceğini belirler.

Yasak Usuller ve Rızanın Etkisizliği (CMK 148/3)

Madde, şüphelinin beyanının özgür iradeye dayanması gerektiğini açıkça belirtir. Engelleyici nitelikte bedensel veya ruhsal müdahaleler, aldatma, cebir veya tehdit yasaktır. Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez (CMK 148/3).

Bu hüküm, şüphelinin kendi isteğiyle verdiği bir beyanın bile hukuka aykırı bir yöntemle elde edilmiş olması halinde delil olarak kullanılamayacağı anlamına gelir. Yani rıza, yasak usul sonucunu ortadan kaldırmaz.

Müdafi Hazır Bulunmadan Kollukta Alınan İfade (CMK 148/4)

CMK 148/4 metni şöyledir: müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, müdafi hazır olmadan alınan kolluk ifadelerinin duruşmada okunamayacağını, çelişkinin giderilmesi amacıyla da kullanılamayacağını ve hükme esas alınamayacağını belirtmektedir. Aynı kararda bu tür ifadenin hukuki değerden yoksun olduğu ve bu nedenle bir çelişkinin de var sayılamayacağı vurgulanmaktadır.

Doğrulama Yolu: Hâkim veya Mahkeme Önünde

Kanun, şüphelinin kolluk ifadesini sonradan doğrulamasını mümkün kılar. Ancak bu doğrulama, hâkim veya mahkeme önünde yapılmalıdır. Doğrulama yapıldığında kolluk ifadesi hükme esas alınabilir hâle gelir.

Aynı Olayla İlgili İkinci İfade (CMK 148/5)

CMK 148/5 uyarınca, şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Yargıtay, kolluğun aynı olayla ilgili ikinci kez ifade almasını CMK 148/5 ihlali sayarak bu ifadenin hükme esas alınamayacağını kabul etmektedir.

Bu hükümün amacı, şüphelinin defalarca sorguya çekilerek baskı altında beyan almayı engellemektir. Madde metninde farklı bir versiyon bulunduğu kaynaklarda da görüldüğü için, uygulanacak güncel metin resmî kaynaktan teyit edilmelidir.

Duruşmada Çelişki ve Okunabilirlik (CMK 213/1)

CMK 213/1 uyarınca, aralarında çelişki bulunması halinde; sanığın hâkim veya mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan veya müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesine ilişkin tutanaklar duruşmada okunabilir.

Bu hüküm, müdafi hazır olmadan alınan kolluk ifadesinin duruşmada okunamayacağı ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Yani müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesi okunabilirken, müdafisiz alınan ifade bu yöntemle değerlendirilemez.

Genel Değerlendirme

CMK 148, kolluk ifadesinin delil değerini sınırlayan üç temel kural koyar: yasak usullerle elde edilen beyan kullanılamaz, müdafisiz kolluk ifadesi hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadan hükme esas alınamaz, aynı olayla ilgili yeniden ifade ise Cumhuriyet savcısı tarafından alınmalıdır. Bu üç kural, şüphelinin savunma güvencelerinin ana omurgasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Yasak usulle alınan ifade rızayla verildiyse yine geçersiz mi?

Evet. CMK 148/3 uyarınca yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

2. Müdafi olmadan kolluk ifadesi verdim, sonra mahkemede ne olur?

CMK 148/4 uyarınca bu ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Mahkemede doğrulamayı reddederseniz ifade hükme esas alınmaz.

3. Kolluk ifadem hâkim önünde doğrulanırsa ne olur?

Doğrulama hâkim veya mahkeme önünde yapılmışsa kolluk ifadesi hükme esas alınabilir hâle gelir.

4. Aynı olayla ilgili kolluk ikinci kez ifade alabilir mi?

CMK 148/5 uyarınca bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Yargıtay, kolluğun ikinci ifadesini ihlal sayıp delil olarak kullanılamayacağını kabul etmektedir.

5. Duruşmada kolluk ifadesi okunabilir mi?

Müdafi hazır bulunmadan alınan kolluk ifadesi duruşmada okunamaz; müdafiinin hazır bulunduğu kolluk ifadesi ise CMK 213/1 uyarınca çelişki giderilmesi amacıyla okunabilir.

6. Savcılıktaki ifadem müdafisiz alındıysa CMK 148/4 uygulanır mı?

CMK 148/4 metni yalnızca kollukta alınan ifadeyi açıkça anar. Bu nedenle savcılıkta müdafisiz alınan ifadenin değerlendirilmesi, somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

7. Yer gösterme ve yakalama da bu kurallara tabi mi?

Bu yazıda yer gösterme ve yakalama işlemleri ayrıca ele alınmamıştır. Bu işlemlerin değerlendirilmesi, ilgili CMK hükümleri ve güncel mevzuat çerçevesinde yapılmalıdır.

8. Kolluk ifadesinde susma hakkım var mı?

Bu soruya bu yazıda ayrıntılı cevap verilmemiştir. Susma hakkı ve ilgili uygulama, CMK 147 kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.

9. Yasak usul tespit edilirse ne yapmalıyım?

Yasak usul uygulandığını hâkime veya Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmek ve bunu tutanağa geçirtmek önemlidir. Somut bir dosyada bu adımın nasıl atılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

10. Bu kurallar her suçta geçerli mi?

CMK 148/4 metni, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin genel olarak hükme esas alınamayacağını düzenler. Metinde suç türü bakımından bir sınırlama bulunmamaktadır.

Yazar Hakkında

Av. Yusuf Kılıçkan | Avukat & Hukuki Danışman

Serbest avukatlık ve hukuki danışmanlık faaliyetlerini sürdürmektedir. Mesleki çalışmalarında geleneksel dava süreçleri, sözleşme tasarımı ve uyuşmazlık çözümü ile yapay zekâ ve bilişim hukuku gibi gelişen alanları bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Yayınlarında, yerel yüksek yargı içtihatları ile küresel regülasyonları analitik, veri temelli ve sistematik bir yöntemle incelemektedir. Hukuki yazılarına yusufkilickan.av.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

📧 av.yusufkilickan@gmail.com

Yasal Uyarı

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. CMK 148 ve 213 hükümlerine ilişkin değerlendirmeler 14 Ekim 2026 tarihli mevzuata dayanmaktadır; mevzuat ve yargı içtihatları yazıdan sonra değişebilir. Bir ifade alma, sorgu veya yasak usul iddiası bulunan somut bir durumda güncel mevzuatın teyit edilmesi ve bir avukata danışılması önerilir.

Yusuf Kılıçkan Logo

Adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle, müvekkillerimizin haklarını ulusal ve uluslararası arenada profesyonel şekilde savunuyoruz.

Bu internet sitesi, Avukat Yusuf Kılıçkan tarafından Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği'ne uygun olarak hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

© 2026 Yusuf Kılıçkan. Tüm Hakları Saklıdır.